27 Ocak 2010 Çarşamba

İlk defa dönmeyecekmişcesine gidiyorum bu yolu
Bitmeyecekmiş gibi bakıyorum yollara
belki de bitmese de gitmesem diyordum
Ne anılar sıgdı bu yollara
Bu apansız geliş gidişlere
sana geldiğim ilk günü hatırlıyorum da
ne umutlarla gelmiştim ve senli günlere İSTANBUL!
Seni hiç tanımıyordum,bilmiyordum ne kadar zor, ne kadar güzel ve ne kadar acımasız olduğunu...
Güçsüzleri nasıl ezdiğini bilmiyordum
ama olsun ben seninle yaşamayı da öğrenmiştim
Herşeye ragmen ayakta kalabilmeyi de öğrenmiştim
ve en önemlisi yaşamayı öğretmiştin bana...
Gerçekten yaşamayı,aldıgın nefesi haketmeyi ve vermeyi karşılığını attıgın her adımın
Aşık olmayı da seninle öğrendim İstanbul
Bir ekmeği paylaşmayı da..
Ya da sabah binilen vapurlarda martılara simit atmak gerektiğini
Hıh.. Ne güzeldir o vapurda geçirilen dar vakitler...
O maviliklerde dolaşan bir kaç beyaz tüylü belkide bembeyaz tüylü o hayvancıklara simit amak...
Sesleri kulagınızı tırmalasa da o sesi duymaktan mutlu olmak...
Herşey bambaşkaydı...Yaşam bambaşkaydı...Acı bile farklıydı...
Ama galiba bu yaşanan hayatta,acılarda zorlamaya başladı ki bu bedeni gitmeye karar verdi bu can,buralardan,çok uzaga olmasa da gidebilceği en güvenli yere...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder