10 Temmuz 2010 Cumartesi

Yağmurlu Bir Günün Hikayesi (Bir Zamanlar Biz)

Ne hissediyorum bilmiyorum
Yağan yağmura ve yoldan geçen insanlara bakıyorum
Saçını tepeden toplayan kızın anlamsız bakışlarına
Yağmurda koşan köpeğin ıslanmış tüylerine bakıyorum
Sonra el ele dolaşan çiftlere
Kızın şemsiyesini tutan adama bakıyorum iç çekerek...
Belki de kıskanarak
Bir zamanlar diyorum, bir zamanlar ben de...Biz de...
Sonra yorgun, saçlarına ak düşmüş orta yaşlı bir adam geçiyor ve yanında küçük bir kız çocuğu, sıkıca tutmuş babasının nasırlı ellerini...
Bastonuyla yağmurda düşmeden yürümeye çalışan amcaya bakıyorum,neden yalnız diye düşünerek...
Yan masada genç kızlığa ilk adımlarını atmaya çalışan bir kız var ve yanında içini kıpır kıpır eden bir delikanlı
Bakıyorum daha ne kadar çok yolun var diyesim geliyor bu hayatta...
Karışığım bu aralar, ne hissettiğimi bilmeden -sadece- yaşıyorum
Kırmızılı bir kız geçiyor caddeden
Özeniyorum o kadar güzel ki
Ve ardında hayran bakışlar
Bir zamanlar bende diyorum...
Sonra bir aile geçiyor yavaş adımlarla, aralarında minicik iki el 3-4 yaşlarında...
Belki de diyorum...
Ve karnı burnunda, pembeler içinde bir kadın, yanında elini sımsıkı tutmuş bir eş
Acaba kadın mı umrundaki yoksa taşıdığı bebek mi, henüz dünyaya gelmemiş...
Kim bilir...
Anlamak o kadar zor ki...
O kadar çok hikayeye şahit oldum ki
Bazen içinde yaşadığım, bazen seyirci olduğum hikayeler
Ve şimdi kendi hikayemi yazmaya çalışıyorum
Ama sadece ben kalıyorum her satırda
Biz yokken bir hikaye yazılabilir mi
Ya da özlenirken 'BİZ' nasıl bir hikaye olur benimkisi
Ama bir zamanlar BİZ vardı...Bir zamanlar BİZ'dik...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder