4 Ağustos 2011 Perşembe

26 Temmuz 21:30

16 Kasım 2010...
Uzaklardan bir el dokundu yüreğime...
Uzaklardan bir ses geldi kulaklarıma...
Uzaklardan bir adam ve aşk...
İlk günlerimizi düşünüyorum da o kadar güzeldi ki...
Saatler süren sohbetlerimiz,bitmek bilmeyen telefon konuşmaları,şarkılar,mesajlar...
İçimize sığmayan ve sözcüklerle anlatılamayacak kadar büyük olan sevdamız...
Peki ya şimdi değişti mi,değiştik mi?
Elbette hayır,hala ilk günkü gibi sana aşığım
İlk günkü gibi özlüyorum
İlk günkü gibi sevdamsın, yarimsin, ömrümsün...
İlişkimizin üzerinden tam 9 ay 10 gün geçti...
Bu sürede neler atlattık,neler yaşadık
Ne özlemler,ne mutluluklar çok az da olsa ne gözyaşları (çoğunluğu özlemden)
Ama her bir saniyesi hatırımda,her bir saniyesi unutulamayacak kadar değerli
Ve her bir saniyesi seninle güzel...
Ve 26 Temmuz...
Utangaç bir adam,kelimelerini seçerken boğazına düğümlenen ama her şey güzel olsun diye tüm gün çırpınan ve o unutulmaz geceyi hazırlayan sevdiğim...
Gül yapraklarıyla düzenlenmiş bir masa,çiçekler,inanılmaz İstanbul manzarası,vazgeçilmez boğaz ve ışıkları,'Hoşgeldin'diyen bir Hüsnü Arkan ve şimdi ne yapacağım diye düşünen sevdiğim:)
Önceden belki kaç kere düşündüğü o konuşma ama anı geldiğinde hepsini unutan ama yine de sevdiğim o adam...
21:30
-''Benimle evlenir misin?''
-Evet,SENİ SEVİYORUM...
Ne kadar basit değil mi iki cümle ama dünyalara değer iki cümle...
Dünyalara değer bir adam ve iki cümle,bir yüzük...
Seni o kadar çok seviyorum ki...seni o kadar çok seviyorum ki bir ömür yetmez bana sevdiğim,bir ömür değil,ömürler versen yetmez sana doymaya...
Hayatıma kattığın ve katacağın güzellikler için teşekkür ederim bir tanem, sayende unuttuklarım can buldu, sayende bam başka bir insan oldum, sayende artık daha mutlu,daha huzurluyum...
Seni Seviyorum,hep yanımda kal,ellerimi bomboş bırakma...
Eşin olacağın günü sabırsızlıkla bekliyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder