30 Temmuz 2010 Cuma

Şimdi Ben Gidiyorum Ya...



Şimdi ben gidiyorum ya, herşey eksik kalacak...
İçim burada, gözüm arkada kalacak
Özleyeceğim, hem de çok 
Tarifi mümkün bile değil
Şimdi ben gidiyorum ya
Eksik kalacak hikayemiz
Eksik kalacak günlerin benli tarafı
Denize baktığında burdaydı yanımdaydı diyeceksin 
Elimi uzatsam tutabilirdim diyeceksin
Ama tutmadın..
Şimdi ben gidiyorum ya geceleri uyku tutmayacak
Her kafanı yastığına koyduğunda, ben gelecek aklına
Keşke diyeceksin, keşke korkmasaydım gözlerini gözlerime değdirmekten...
Sabah kalkıp yıkadığında yüzünü havlunu tutan olmayacak
Saçlarını okşayıp, haykırsa da içinden aşkını söyleyemeyen o kadın olmayacak
Şimdi ben gidiyorum ya
Sokakta gördüğün her kadını bir süre ben sanacaksın
Cafede tavla oynayan kızı, sokakta gördüklerini, saçını benzettiklerini, herkesi...
Şimdi ben gidiyorum ya 
Sen bensiz, ben de en kötüsü sensiz kalacağım
Ve ilk defa giderken söyleyeceğim sana sensizliğin ne anlattığını
Ve şimdi gidiyorum
Biliyor musun yoksun yanımda
Kelimeler düğümlendi boğazıma
Gözyaşlarım akmamak için hesaplaşmakta yüreğimle
Şimdi ben gidiyorum, sen farkında bile değilsin
Ama anlayacaksın
Yarın bensiz sabaha uyandığında, sadece kokum kalacak geriye
Elveda sevgili!
Gidiyorum...

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Uyku

Sıkılıyorum...
Hayatımda ki herkesden, herşeyden, heryerden...
Sıkılıyorum geçmişten de, gelecekten de
Ne var yani bölünmese o derin uykum, ne var yani kalksam yatağımdan ve ben istediğim zaman devam etsem kaldığım yerden...
Ne var yani hayat sadece ben istediğimde aksa benim için
Olmuyor, olmuyor rahat bırakmıyorlar
Uykumdan uyandırıyorlar en güzel yerinde
Rüyalarımı bile rahat bırakmıyorlar ki en azından orda mutlu oluyum
Sadece kabuslarımda uyandıran olmuyor
Terliyorum, terliyorum, terliyorum
Kabuslar bitmiyor ki onlar da haklı, hangi birinde uyandırsınlar
Hangi birinde kalk gidiyoruz desinler
Sıkılıyorum çok sıkılıyorum bana kabusu yaşatan insanlardan
Bana kabusu yaşatan hayatımdan
Gidin artık rahat bırakın beni
Uyuyarak ölmek istiyorum!

17 Temmuz 2010 Cumartesi


Minik bir umutsun yüreğimde, adını duyduğumda heyecanlandığım
Minik bir heyecansın şimdilik, sadece kalp çarpıntılarıma neden
Ve minik bir gözyaşısın şimdilik sesini duyduğumda mutluluktan ağladığım

11 Temmuz 2010 Pazar

Bir Ailem Var




















Bir ailem var dostlar düşündüm de çok seviyormuşum...
Hepiniz ayrı bir tadsınız damağımda, cansınız yüreğimde...
Kızsam da, öfkelensem de çoğu zaman, bir ailem var, iyi ki varsınız dediğim...
İki ağbim var benim
Birbirinden hayta, birbirinden çocuk, birbirinden kıskanç belki de
Bir ailem var, içlerinde onlar olan
Çoğu zaman sevmiyorum sizi diye haykırdığım iki ağbim var, ayrı yerleri olan yüreğimde
Ahh bir anlasalar ne kadar çok sevildiklerini herşey ne kadar kolay olacak
Babam hastalandığında sevinip, atari oynadığımız bir ağbim vardı küçükken bilmezdik babamın orda acı çektiğini ama yine de gitti ya, televizyon bize kaldı ya sevinirdik işte...
Beraber pazara gidip su sattığımız bir ağbim vardı, kazandığımız parayla bana dondurma alıp sevindiren minicik kalbimi...
Sonra erkeklerden koruyup, çıkma teklifi edenlerin kolunu kıran bir ağbim vardı
Onun yüzünden yıllarca sevgilim olmadığı için depresyona girdiğim bir ağbi...
Bir de bunun 1 numara büyüğü var, çok sevdiğim ama beni çok üzen
Çok sevdiğim ama bir o kadar özlediğim ağbim...Hep uzağımızda olan...
Küçükken ders çalışırken bizi susturmak için binbir şekle giren bir ağbim
Ve ben biraz büyüdüğüm de telefon konuşmalarımı babama ispiyonlayan bir ağbim
Yıllarca sevgililerime ev telefonu veremememe sebep bir ağbi...
Aslında bir de ablam (aslında teyzem) var
Küçükken de başının belasıydım, şimdi de
O kadar güzel ki, o kadar hakediyor ki mutlu olmayı...Ki zaten mutlu ve biliyorum çok daha mutlu olacak
Zamanında çok çektirdim ona
Bilir, belki de kızgındır hala bana
Ama küçüktüm be ablacım, teenage dönemimde geldin hayatıma, belki kıskandım bilmiyorum ama inan hep sevdim...
Özür dilerim
Ve yine de herşeye rağmen bir ailem var, Anne ve babamı hiç anlatmayım onlar da bir başka hikaye de...








10 Temmuz 2010 Cumartesi

Yağmurlu Bir Günün Hikayesi (Bir Zamanlar Biz)

Ne hissediyorum bilmiyorum
Yağan yağmura ve yoldan geçen insanlara bakıyorum
Saçını tepeden toplayan kızın anlamsız bakışlarına
Yağmurda koşan köpeğin ıslanmış tüylerine bakıyorum
Sonra el ele dolaşan çiftlere
Kızın şemsiyesini tutan adama bakıyorum iç çekerek...
Belki de kıskanarak
Bir zamanlar diyorum, bir zamanlar ben de...Biz de...
Sonra yorgun, saçlarına ak düşmüş orta yaşlı bir adam geçiyor ve yanında küçük bir kız çocuğu, sıkıca tutmuş babasının nasırlı ellerini...
Bastonuyla yağmurda düşmeden yürümeye çalışan amcaya bakıyorum,neden yalnız diye düşünerek...
Yan masada genç kızlığa ilk adımlarını atmaya çalışan bir kız var ve yanında içini kıpır kıpır eden bir delikanlı
Bakıyorum daha ne kadar çok yolun var diyesim geliyor bu hayatta...
Karışığım bu aralar, ne hissettiğimi bilmeden -sadece- yaşıyorum
Kırmızılı bir kız geçiyor caddeden
Özeniyorum o kadar güzel ki
Ve ardında hayran bakışlar
Bir zamanlar bende diyorum...
Sonra bir aile geçiyor yavaş adımlarla, aralarında minicik iki el 3-4 yaşlarında...
Belki de diyorum...
Ve karnı burnunda, pembeler içinde bir kadın, yanında elini sımsıkı tutmuş bir eş
Acaba kadın mı umrundaki yoksa taşıdığı bebek mi, henüz dünyaya gelmemiş...
Kim bilir...
Anlamak o kadar zor ki...
O kadar çok hikayeye şahit oldum ki
Bazen içinde yaşadığım, bazen seyirci olduğum hikayeler
Ve şimdi kendi hikayemi yazmaya çalışıyorum
Ama sadece ben kalıyorum her satırda
Biz yokken bir hikaye yazılabilir mi
Ya da özlenirken 'BİZ' nasıl bir hikaye olur benimkisi
Ama bir zamanlar BİZ vardı...Bir zamanlar BİZ'dik...

2 Temmuz 2010 Cuma

Küçük Notlar (11)

Aslında sadece seninle ben'i yaşamışım ve sadece seninle biz olmuşuz...

Küçük Notlar (10)

        Şimdi kal orda, otur ve yaşlan aynı koltukta,
        Ben yokum artık seninle yaşlanacağım o odada...